26 Kasım 2005 Cumartesi

Ufukhan ve Symek

Bugünki maç ile Trabzonspor tekrar bir canlanma işaretleri gösterdi. Mücadele gücü yüksek oyuncular olan Ufukhan ve Symek’in maçı oldu. Symek ne kadar ihtiyaç duyulan birisi olduğunu gösterdi. Fenerbahçe’de Alex ne ise Trabzonspor’da da Symek o. Inşaallah tekrar sakatlanmaz ve 90 dakikayı tamamlar. Gerçi takımdaki bazı oyuncular gibi oynadıktan sonra 90 dakikayı rahat çıkarırdı ama onun kişiliğinde var mücadele etmek. Maçın ilk yarısı Trabzonspor’un bariz üstünlüğü ile geçti. Gollerde bu yüzden geldi. Yattara Symek ve Fatih üçgeni çok iyi çalıştı. Yattara biraz daha az bencil oynasa belkide farkı ilk yarı bitmeden yakalıyacaktı Trabzonspor. Ama kesinlikle hakkını yememek lazım Yattara maç boyunca mücadeleyi bırakmadı.
Insan düşünmeden edemiyor Symek’in yanına 40 yaşında da olsa Zurawski alınsaydı diye. Neyse sonunda yönetimimiz itiraf edip transferde yanlış yaptıklarını kabul ettiler. Aslında bu yönetime transferde beceriksiz davranan o bir kaç kişi resmen ihanet etti. Bu yönetim gelmiş geçmiş bir çok yönetimin beceremediği ekonomik ve profesyonel atılımları gerçekleştirdi ama oratada saha sonuçları var malesef. Leş kargaları gibi bekleyen insanlar var ama bir önceki yazımda dediğim gibi Trabzonspor delegeleri bu oyuna gelmiyecekler. Trabzonspor hiç bir siyasi gücün maşası yada kalesi olmayacak. Kulübümüz siyaset üstü olmaya devam edecektir. Gerekirse bu yònetim kendini yeniler ve yeniden seçimlere katılır takımı kurtların önüne atmaktansa.
Neyse.. Maçın ikinci yarısında yenen şanssız gol sonrasında Trabzonpsor takımında acaba yinemi skoru koruyamayacağız korkusu belirdi ve takım olarak çok tutuk oynadılar. Bu sefer şans yaver gitti ve son dakikadaki pozisyon gol olmadı ve dönen topu iyi değerlendiren Jun sayesinde üçüncü golü buldu Trabzonspor. Vahid hocanın dediği gibi bu takımda oynamayı hak etmeyen bir kaç futbolcu var bunlar lig arasında kesin takımdan gidecekler.
Oyuna gelecek olursak… Defansın sağında artık Emrah’ın alternatifi var. Ufukhan tecrubesiz görünmesine rağmen öz güveni olan bir futbolcu görüntüsündeydi. Gelecekte çok daha iyi olacağı şüphesiz. Herhalde Vahid hoca daha önce niye denemedim diye söylenmiştir. Defansın solunda Celaleddin son dakikalardaki panikten kaynaklanan yanlış hamleleri hariç iyi göründü. Bunun en büyük sebebi pek ileriye çıkmayışı idi. Defansın ortasındaki ikili Erdinç ve Tayfun’da fena değildi. Herhalde Erdinç anlaşabileceği bir partner buldu sonunda. Yada Vahid hoca ile pabucun pahalı olduğunun farkına vardı. Ileride daha iyi olabilirler ama bu Kürşat’ın takıma girmesi zorlaştıracak.
Orta sahaya gelince Symek’in katkısı gerçekten çok üst düzeyde idi. Onun varlığı orta sahayada bir özgüven getirdi ve Hüseyin iyi bir oyun çikardı yükünün haf iflemesi sonucu. Lee Young topla fazla oynamadığı zamanlarda ne kadar yararlı olduğunu herhalde kendiside görmüştür. Forvette Yattara ve Fatih gerçekten iyi işler yaptılar. Fatih resmen golü kokluyor. Symek’in artık onun dilinden anlıyor olmasıda ayrı bir artı tabiki.
Ikinci yarıda oyuna giren Mehmet Yılmaz’a gelince. Bu arkadaş hakikaten Trabzonspor’un yükünü taşıyamaz hale geldi. Çok uğraşıyor görünüyor ama strestenmidir bilinmez çok müsait pozisyonlarda bile gol vuruşlarını yapamıyor. Bunda bulduğu şansı iyi değerlendirememesi ve bir anlamda ona güvenenlerin yüzünü kara çıkarmasıda etkili olmuştur. Tamam Mehmet Yılmaz Trabzonspor’un evladıdır ama bu aşamadan sonra haddini bilmeli. Yedek kalıyor diye koparmadığı gürültü kalmadı ama banko oynarken ne kadar yarar sağladığını kenside görmüştür artık. Maçtan sonra seyircinin yuhalamasından etkilenip ağlamış ama sonuçta bu gerçekleri değiştirmiyor. Trabzonspor ona sahip çıkmalı ama yılda 1 trilyona yakın para almamalı. Yazık oluyor kulübün paralarına. Eğer devre arasında iyi bir forvet oyuncusu alınırsa en azından kiraya verilmeliki özgüveni yerine gelsin. Bu aşamada onun takıma yararlı olması mücizelere kaldı.
Jun’a gelince. Bu arkadaşın kalitesinden de şüphem yok fakat hem uyum sorunu yaşadı hemde şanssızlıklar. Belki Fatih tipinde oyuncu değil ama son goldeki pasıda kaliteli oyuncuların atabileceği cinstendi. Eğer şanssızlığını yenerse o bile çok yararlı olabilir. Ama 3 milyon euro edermi derseniz biraz zor derim. Lange ile kulübe kazık atan menecerin elinden takıma gelmesi onun en büyük eksisi. Inşaallah bir kaç gol atarda belki iyi bir takıma transfer olarak en azından ona harcanan paraları kurtarır.
Sonuç itibari ile takımın bu hallere gelmesinin iki sebebi var demiştik: 1) Yanlış ve profesyonel olmayan transfer politikaları2) Fatih, Symek, Gökdeniz, ve Hüseyin gibi oyuncuların aynı anda takımda olmaması.
Bunların ilkinde yönetim suçlu ama ikincisinde yapacak pek bir şeyleri yoktu açıkçası. Şimdi mecburen seçime gidiliyor ve daha doğru dürüst bir aday yok. Eğer takım bir kaç iyi sonuç alırsa bakarsınız sayın Aktuğ kalır ve yönetimini yeniler. Bu sefer gerekten yetenekli ve iş bilen insanları almalı kadrosuna. Bu aşamada zaman kaybı olmadan takımı düzlüğe çıkarabilecek iki kişi var: Özkan Sümer ve Mehmet Ali Yılmaz. Bunların haricindekiler kısa sürede takımı toparlayacak tecrube ve karizmaya sahip değiller.Özkan Sümer aday olmayacağını söylüyor ama bıraktığından beride takımla ic içe beyanatlar veriyor. Belki ikna edilir. Zaten Türkiye gibi bir yerde çok ucuz bir istifa gerekçesi ile gitti. Bugünün Türkiye’sinde onun erdemli davranışını kimse anlayamaz veya anlamak istemez. Mehmet Ali Yılmaz’a gelince. Onun gözünde Federasyon başkanlığı var. Eğer seçilirse gerçekten bugünki karaktersiz, beceriksiz, ve tecrubesiz federasyondan daha iyi yapar işi. İşin ilginci bu iki isimde Trabzonspor başkanlığı için başkalarından rica ve baskı bekliyor. Açıkçası rica ve baskı ile başkan olacaklar ise hiç olmasınlar daha iyi. Bu işi gerçekten sahiplenip yapmak için elinden geleni yapacak bir başkan lazım. Sıkışınca siz yalvardınız bende geldim diyecek başkana değil.
Bu yönetim ile ilgili çok yazı yazdım. Transferdeki büyük başarısızlıklarından başka çok ciddi hatalarını görmedim. Bu yönetim federasyon seçiminde Mehmet Ali Yılmaz’ı desteklemek ve siyaseti yönetimlerine katmamak sebeleri ile bu hale getirildi. Aksi takdirde ne Gökdeniz ceza yerdi nede bir çok maçta hakem katliamına uğrardı takım. O yüzden gerçekten kuvvetli ve etkili birisi başkan olmalı. Eğer o mümkün değilse bu günki yönetim kendini yenileyerek kalsın daha iyi.
Sevgiyle..