Bugünki maç gerçekten çok ilginçti. Hem sevinç hem endişe vardı. Ilk 30 dakikada 2-0 öne geçilmesine rağmen son 6-7 haftada gol yemeyen defans çok garip bir gol yedi ve Denizlispor’u ateşledi. Ilk yarının sonlarına doğru yine duran bir toptan gol yenmesi hakikaten çok büyük bir şanssızlıktı. Defansta Musa ve Celaleddin açık vermelerine rağmen ciddi bir tehlikeye sebep olmadılar. Ikinci yarıya golle başlayınca tekrar heveslendim farklı galibiyet için ama Ziya Hoca’nın zeka kokan Ceyhun değişikliği geldi. Musampa’yı oyuna aldı. Iyi güzel dedim yavaş yavaş tekrar ısındırıyor Muşamba’yı. Bu sevincim Musampa’nın Ceyhun’un oynadığı mevkiye girişi ile çok büyük bir endişeye sebep oldu. Bu endişemde Denizlispor’un üçüncü golünün pasını Musampa’nın vermesi ile kanıtlandı. Yahu Musampa kim ortasahanın önünde oynamak kim. Adam geleli sadece bir kere 90 dakika oynamış. Kimin nerelere koşu yaptığından habersiz yada önemsemiyor. Ona oyun kuruculuk görevi verilir mi?. Asıl yapılması gerek Gökdeniz’i ortaya almak ve onu sola almaktı. Adam zaten sol kanat oyuncusu. Oyun kurucu Marcelinho’yu sola kilitle sol kanat oyuncusu Musampa’yı da oyun kurucu yap. Inanılmaz bir durum. En azından o bölgede rakibe top kaptırsa bile önlenmesi daha kolay. Yani Ziya hocanın ne yaptığını bir tek kendisi biliyor. Artık orası kesinleşti.
Ben yinede takım galip gelebildiği sürece bu tip oyuncu seçimlerine razıyım. En azından kabız futboldan yavaş yavaş kurtuluyoruz. Tabi bu Ziya hocadan çok oyuncuların sayesinde oluyor çünki sayın hocamız maçtan sonra 3 tane gol yiyen defansa yükleneceği yerde 4 tane gol atan forvet hattının defans yapmamasından yakındı. El insaf be. Bu insanlar hem sana 4 gol atacaklar hemde 7 kisilik defansına canla başla yardım edecekler. İşte o zaman kabız futbol ortaya çıkıyor anla artık bunu.
Celaleddin ve Musa her ne kadar canla başla mücadele etseler bile kesinlikle onlardan daha iyileri kadroda var. Özellikle çok iyi performans sergilemiş Çağdaş’ın kullanılmaması çok yanlış. Hem defansta hemde hücumda Celalleddin’den çok daha iyi Çağdaş. Dediğim gibi yinede galip gelen takımı bozmamak lazım futbolcuların öz güvenleri açışından fakat ilk beraberlik yada yenilgide hem Musa hemde Celaleddin yerlerini rahat kaptırırlar. Kaleci Tolga’ya gelince. Aslında çok yetenekli bir kaleci. Bugün çök talihsiz bir gol yemesi diğer pozisyonlardaki konsantrasyonunu etkiledi. Bunlar kaleciler için olan şeyler. Önemli olan takım arkadaşlarının ve hocanın ona destek olabilmesi ve moralinin bozulmaması. Volkan’ın bile performans olarak çok kötü olduğu bu dönemlerde Türk kalecilerine biraz daha iltimaslı olmamız lazım bence. Sonuç itibari ile yeteneksiz bir kaleci değil. Çoğu kalecinin çıkaramayacağı bir çok topu daha önceki maçlarda çıkarmıştı. Önemli olan arkadaşlarının onun yedikleri golden fazlasını atıp galip gelerek ona destek olmuş olması.
Şu anda takım defans ve önlibero olarak çok süper olmasa bile iyi durumda sayılır fakat ortadaki ofansif oyuncularda müthiş bir uyumsuzluk var. Özellikle Yattara ve Ceyhun’un arasında anlamsız bir çekişme var. Ceyhun en az 4 defa Yattara müsait koşuyu yapmış iken topu onun yerine başkasına attı yada kendisi kullandı. Gökdeniz Ceyhun’un kendisine pas atmadığı zaman “olur bunlar bazen” der gibi bir işaret yapıp Ceyhun’a moral verirken aynı hareket Yattara’dan gelince el kol haraketi ile Yattara’yı fırçaladı. Ziya hoca bazen oyunu okuyamıyor ama sahada rakip yerine kendi aralarında çekişen oyuncularını görünce Ceyhun kendisini saha dışında buldu. Ondan sonrada Yattara döktürmeye başladı. Hemde hep “tembeldir, 45 dakikadan sonra gücü kalmıyor” denen Yattara. Umut’a üç dört maçta almadığı kadar gol pası verdi. O da sağolsun gerekeni yaptı. Burada Ziya Doğan Ceyhun’u çıkarmak ile çok iyi yaptı ama yerine giren Musampa’nın kullanımı yine yanlıştı. Ziya Doğan’ın Ceyhun, Yattara, ve Gökdeniz’i yanına alıp (hatta Hüseyin’ide ekleyebilir) onlara Trabzonspor’un büyüklüğünü ve sahada kendi aralarında değilde rakiple didişmeleri gerektiğini anlatmalı. Aksi takdirde kaybeden yine bizler olacağız. Oyuna hamlesi ile bunun farkında olduğunu düşünmek istiyorum.
Son olarak ligteki puan durumuna bakıldığında önümüzdeki iki maçın ne kadar önemli olduğu görülüyor. Eğer bu iki maç alınır ise beşinci sıraya çıkma ihtimali var. Ondan sonra bu hız ile ilk üç bile zorlanabilir. Bu takımda bunu yapabilecek oyuncular mevcut. Önemli olan o oyuncuların uyumlu bir şekilde kullanılabilmesi. Onu da artık Ziya hocadan beklemek zorundayız. En azından sezon sonuna kadar….
Sevgiyle kalın.
Not: Bu hafta hakemler bir facia idi. Hangi maça bakarsan bak yanlış kararlar ile doluydu. Hem Ulusoy’cu denen takımlar hemde Ulusoy karşıtı denen takımlar bunlardan nasiplerini aldılar. Yani olayın Ulusoy’culuk ile alakası yok malesef. Malesef diyorum çünki Ulusoy gitse bile hakemlerin düzeleceği yok. Hele Fenerbahçe maçının hakemi tam bir facia idi. Ama yapacak bir şey yok Türkiye’deki hakemlik malzemesi bu kadar.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder